Balık Hafızanın Hazin Sonu!
ACM-TR tarafından yazıldı.    Çarşamba, 21 Ekim 2009 23:07   

Karşılaşmadan önceyi hatırlayalım. Bir tarafta masaldaki kurbağa gibi kasılmaktan çatlayacak bir rakip ve şakşakçıları diğer tarafta neredeyse kuyruğuna teneke bağlanmış mahallenin yaşlı kedisi muamelesi gören ekibimiz AC Milan. Kurbağa şişe şişe patladı, kedinin aslında kendisine bulaşılmasını istemeyen yaralı bir kaplan olduğu ortaya çıktı. Şakşakçılara ne mi oldu?

 

Bir takım düşünün hocasından temel nitelikteki oyuncularına kadar hızlı bir değişiklik yaşıyor. Ofansif olarak yeni bir taktik geliştirmeye çalışıyor. Deney niteliğinde maçlar yapıyor, istendik sonuçlar bir türlü gelmiyor, gelemiyor... Yapılan neredeyse tüm hazırlık maçları kaybediliyor ve Real Madrid'le yapılacak Santiago Bernabeu Kupası maçının iptal edilmesine neredeyse çok şükür deniyor. Öfke ve hayalkırıklığı bir süre sonra yerini ilgisizliğe bırakıyor...

 

Birileri ise bu renklere bu takıma ve potansiyeline sonuna kadar inanıyor. Yanlışları görüyor, tespit ediyor ama birşeylerin değiştiğine ve iyiye gideceğine olan inancını yitirmiyor. Gemiyi herkesin terkettiği bir ortamda bunu yapıyorlar. Karşılarında müthiş futbol otoriteleri var, kamuoyu var, var oğlu var... Onlar dönmeyiz biz yolumuzdan diyorlar.

 

Real Madrid maçı öncesinde ölü gömme töreni tarzında bir ritüele başlıyor herkes. Tamtamlar çalınıyor, dualar okunuyor, ayin sürüyor... 19. dakikada Raul'ün golü ise gösterinin doruk noktası oluyor. Dida elinden kaçırıyor çünkü... Tamtamlar daha hızlı çalıyor, büyük bir kendinden geçme halinde herkes... İlk yarı bitiyor. İkinci yarı ölü ayağa kalkıyor. Hasta adam yani... Balık hafızanın unuttuğu belki de unutmasının işine geldiği biri çıkıyor sonra sahneye. Çok değil 2 yıl önce 2007'de bu takım en prestijli 3 kupayı alırken herkesin yakından bildiği bir isim. Ama balık hafıza kendine yeni gündemler bulmuş. La Liga'daki oyuncuların adını akdeniz ezgisi eşliğiyle hızlı hızlı okumak gibi yeni hobiler kazanmışlar bunlar... Andrea Pirlo 35 metreden öyle vuruyor ki, herkes eğlencenin bittiğini o anda hissediyor. Hasta adam ayağa kalkıyor. Belli ki daha söyleyecekleri var, hemen dört dakika sonra bu kez kaptan Ambrosini'nin ortası geliyor tamamlayan Pato! Drenthe'nin golü kimsenin moralini bozmuyor ama hakemin morali bozuluyor bu dakikadan sonra. Belki de kafasındaki 2-2 bitirme planı devreye giriyor. Çünkü Thiago Silva'nın faulle alakası olmayan pozisyondaki golünü faul diye kesiyor. Ve Seedorf devreye giriyor kariyerine yakışan gibi... Pato son sözü söylüyor. Bu gencecik adam elinde küçücük bir kalp işareti ile turluyor sahayı. Yağmurun altında Milano'dan gelmiş fanlarımız hasta adamın ayağa kalkmasını selamlıyor. Balık hafızalılara selam gönderiyorlar... Ronaldinho ve Seedorf birbirlerine sarılmış, yılların tecrübesi ile aralarında konuşuyorlar...

 

Şakşakçılara ne mi oldu? Onlara birşey olmaz merak etmeyin. Haftasonu Chievo'ya puan kaybetmemiz duaları ile inlerine geri çekildiler. Galibiyeti küçük gösterecek, tesadüfe yorumlayacak haberleri ile en kısa sürede karşımızda olacaklar...