Milan Taraftarı Dirilmiştir!
Erk Kilavuz tarafından yazıldı.    Perşembe, 22 Ekim 2009 10:04   

Futbol otoriteleri, spor yazarları, yöneticiler, taraftarlar Madrid'e o kadar güveniyorlardı ki, öyle bir psikolojik baskı yaratıyorlardı ki geniş kitlelere karşı, futbolsever arkadaşlarımızdan "5-0'ın intikamını almasalar bari" gibi inançsız sözler duyar olmuştuk.

 

Öncelikle tebrik etmek gerek. Her ne olursa olsun Milan'ın bu maçı kazanacağına inancını yitirmeyenleri. İsmi kadar büyük etkisi olmadığı zaman da takımını destekleyecek kadar sevenleri.

Futbol otoriteleri, spor yazarları, yöneticiler, taraftarlar Madrid'e o kadar güveniyorlardı ki, öyle bir psikolojik baskı yaratıyorlardı ki geniş kitlelere karşı, futbolsever arkadaşlarımızdan "5-0'ın intikamını almasalar bari" gibi inançsız sözler duyar olmuştuk.

Rakip güçlü taraftar desteği onların ardında ve maça kötü başlamışsın. 18. dakikada hiç olmadık yere, adım eşzamanını tutturamayan Dida'nın elinden top kaçırmasıda gol olmuş. İşin kötüsü Raul atmış. İnzagi'ye yaklaşmış "Avrupa gol krallığında". En iyi yanı Dida'nın profesyonel olması ve bu golden sonra dağılmaması. Çünkü son yıllarda öyle kaleciler gördü ki kalemiz, 1-5 arasını göz açıp kapatasıya kadar sayanlar vardı.

Defansımız biraz daha oturmuş yanlız. Oddo'nun gelişi gerçekten topladı takımı herkesin beklentilerinin aksine. Belki de asıl mesele sağ beki Oddo'ya teslim edip, sol beke geçen Zambro'dur. Çünkü her Milan taraftarı bilir ki bu takım Janku'dan aksamaya başlar/dı. Beklerin stoperlere daha yakın oynaması ve kademeye daha doğru girmesi de verimi arttırmış. Nesta'nın gelmesi zaten göbeği toparlamış durumda. Mesele önlibero ile stoperler arasındaki bölgeyi kilitleyebilmek. Bunu yapamadığımız her maç bir gol garantimiz var kalemizde. Pirlo, Ambro, Gattuso ortasahasıyla evet zor oluyor ama öyle yada böyle bunu çözmek gerek.

Çok büyük olumlu gelişme ise Pirlo'nun şut çekmesidir. Gol değil mesele. Şut. Şöyle dikkat edin derim. Maçı izlememişsiniz ve Pirlo gol atmış diye duymuşsunuz. Aklınıza ilk ne gelir? Frikikten atmış olduğu. Yani bu adam şut çekmez fikri benimsenmiş. Kafa golü zaten sağ baştan saysan 7-8 olur. En son Bayern Münih'e attı diye hatırlarım. -Ne goldü ama-

Evet Pirlo 30 metreden tam köşeye bir şut çıkarttı ve Casillas'ı sektire sektire gol oldu. 3 dakika geçmeden Pato attı 2yi. Ders bu. Tek pasla gole gitme dersi. Pato'nun defansın dengesini bozduğu çok açık. Sürekli rakip defans çizgisinde dolaşıyor. Dikkatli izlenirse kimi zaman stoperleri alıp dolaştırdığı görülebilir. Sezon başında bunu çok denemiştik. Defansa yaslandığımızda ortasahanın ortasına doğru gelen R'dinho'nun uzun pasları şeklinde. Nispeten başarılıda oluyorduk ancak bildiğim kadarıyla ilk defa bu taktikle skor yaptık. Bence oturtursak son derece kaliteli, önlenmesi rakip için masraflı, göze hoş görünen ve rakibi 2 dakikada bozup devirecek bir taktik.

Drenthe'nin attığı gol sevdiğimiz duran top organizasyonundan. Duran toplarda defansa çok ama çok çalışmamız gerektiği açık. Nesta, Silva az biraz Zambro dışında markaj yapabilecek uzun oyuncumuz yok.

Galibiyet golü ise; 2008 Torfeo Berlusconi 3.gol. Seedorf yine aynı ortayı yapmış. Bütün defansı üstüne çekmiş sonra en arkaya direğe yakın bir pas gelişine vuruş.

Sergio Ramos'un Casillas'a yaptığı faulün Milan'ın golünü yemesi ise acı oldu.

Herşeye rağmen Milan taraftarı bu maçla dirildiğini hissetmiştir. Uzun zamandır yaşamadığı zindeliği ve umudu oluşturmuştur. Milan'a yakışanda budur ve istikrar artık çok önemlidir.

 

 

Not: Bu yazı Kilavuzerk'in ACM-TR Forum V.3'teki Real Madrid-AC Milan maç başlığından alıntıdır.