FC Juventus-AC Milan Maç Analizi
Erk Kılavuz tarafından yazıldı.    Perşembe, 14 Ocak 2010 21:38   

Merhabalar,

Bizler Torino’dan aldığımız 3 puanın tüm haftaya yaydığımız keyfiyle mest olurken, Serie A nın büyük takımları Milan’ın yükselişi ve formunu dert eder, teknik direktörler-yardımcı antrenörler baş başa verip “ne yapmalı” derken ve Sir gelecek günlerin güzelliğine inanırken bir Leonardo varmış... Zaman içinde “Sihirbaz” olarak getirilmiş Milan’ın başına. Başbakanların, ülkenin en büyük şirketlerin CEO’larının onayını almışta gelmiş.

Neden Leonardo sihirbazdır önce onu düşünelim;

Şapkadan tavşanı çıkartmış mıdır bu adam?

 -Antonini, Abate, Marco Boriello, R’dinho, Flamini, Thiago Silva takıma monte edilmiş,

-Gevşek cıvata Seedorf ve Pirlo sıkılmış,

-Yönetim güdümlü 11'ler yerlerini, taktik, oyun ve form nitelikli 11'lere bırakmış,

-Oyuncular açıklamalarında yıllardır kullanmadıkları kadar zekalarını kullanarak top oynadıklarını söylemiş,

-Sahaya yansıyan oyun zevk vermeye ve değişik stilleri kaldırabilmeye başlamış,

-Milan’ın hiçbir oyuncuya mahkum olmadığı gösterilmiş,

Bütün bunlar olurken AC Milan, Kral'ın malikanesinde Real Madrid’i, Veledrome’da Marsilya’yı, Torino’da Zebra’yı yenmiş. Sezona 3 kulvarda başlamış ve hiçbirinde taviz vermemiş. Ligde ise son 3 ayda 1 kez üzmüş.

Leonardo şimdilik bu tavşanları çıkarttı şapkadan. Kendisinin çıkartması gereken tavşan için sezon sonunu bekleyeceğiz. Bilinmesi gerekenler, şimdilik yapılanlar planların bir parçası olduğu kadar emeklerin bir yan ürünüdür.

Şimdiye kadar izlediğimiz kısım şahanedir. Filmin sonunu heyecanla beklemekteyiz.

Ben size son yayınlanan bölümden bir paraf atayım;

Torino deplasmanları büyük takımlar için derttir hep. Hele ki bu İtalya’nın en büyük maçıysa. Milan Genoa maçının rahatlığıyla taçlandırdığı uzun dönem form serisiyle giderken maça, Juve tarafı sadece Parma maçında gülmüş, çekirge seriyle çıkıyor sahasına. Baskı Ferrrara ve Juve’nin üstünde.

Maça çıkarken de iliklerine kadar hissediyor baskıyı Juve, 4-4-1-1 ile. Amarui ve Diego ileride geri kalan herkes defans. Biraz Salihamidzic ile çıkacaklar ileri. Biz ise 4-5-1 e yakınız. Dinho biraz ileride. Marco uçta.

Genel beklentiler üzerine baskıcı ve ortasaha mücaleleli bir derbi sahada. Açıkçası Juve daha istekli gözüküyor. Pirlo ve Antonini üzerine gidiyorlar özellikle. Milan Seedorf olmasa da iyi paslaşıyor. Ayağa ve kısa, rakibi yoracak şekilde. Oyun kurmaya pek müsait değiliz bu tarzımızla zaten defansa yaslanmış Juve’ye karşı. Ferrara biliyor sonuçta zayıf noktasının defansın göbeği olduğunu ve geniş alanlarda sürekli hata yaptığını... Ah Pato olsa.

Burada temel farklardan birisi ortaya çıkıyor geçen seneye kıyasla. Orta yapan Milan. Kapanan takım anahtarı. Duran toplar da cabası. Geçen sezon pek etkin değildir duran top ataklarında. Bu sene farklı. Olay topa vuran değil bizde. Oyuncu dizilimi. Velhasıl biz iki golü kornerlerden bulduk. Maç boyunca kurdeşen döktürmüştü Beckham. Hep direğe orta, hep direğe orta. Varmış bildikleri. İlk golde öndireğe kesilen top Pirlo’dan defansın hatasıyla arka direğe seken topun Nesta tarafında atılması. İkincisi ise Pirlo tarafından atılan korner öndirek üzerinden R’dinho ve gol!

Del Piero giriyor oyuna ama yürüyüşünden belli yorgunluğu. Nitekim birşeyde yapamadı. Nesta da 3 haftadır “Niye ben?” diye duruyor. Biraz da burnu kırmızı nezlesi var gibi. Soruyu sorayım ben öyleyse?

Del Pierro yorgun ve motivasyonu eksikken oynayamıyor, Dinho keza öyle, Pirlo’nun göz altları çöküp melankolik bakışları atıyor ve defanstan Cannavaro her 20 mt de 10 mt fark yiyor. Nesta da yok böyle bir sorun.

Gelin bulalım aradaki farkı. Niye bu adamı seviyoruz, sevmeliyiz bir kalem daha kazansın.

“Defansı refleks olarak yapıyor. Çok basit.”   Yolda yürürken eşiyle ofsayt çizgisi tutabilir. Ambro ile bar çıkışı takılsalar istem dışı markaj yapabilir. Defans onun hayat tarzı işte.

Borri-R’dinho-Antonini 3lü son iki maçtır üçgen yapıyorlar. Borri-Dinho arası 10 mt, Antonini Dinho arası değişken 1-70 mt. Bu üçgenin Juve'ye zararından önce zembereklere değinelim. Ligin açıkara zemberekleri. Antonini-Abate ve Zambrotta. Kaç metre San Siro? Koşuyorlar. En iyi hücum bekleri. Dinho-Borri-Antonini üçgenini Gygera mı Cannavaro mu kesebilecek? Zebina ne iş yapabilir. Riise, Vargas, Maicon ve Maggio dışında bizim beklere yanaşamazlar.

Juve dolayısıyla sertliğe başvurdu maç boyu. Çekme indirme, düşürme, vücut koyarak yolu kesme. Belki 5-6 sarı kart çıkabilirdi ekstradan. Ambro ve Gattuso hafif kaldı yanlarında. Gattuso demişken kendisine pas atan tek oyuncumuz Beckham. Diğer oyuncularımız sadece kısa alanda top tutmak için kısa süreli paslaştılar Gattuso ile o da 3-5 kezdir. Beckham kendisinden pas anlamında bir şeyler bekliyor belli.

Thiago Silva'ya değinelim. Nesta ve Maldini için yıllar yılı beklediğim adamdı. Bir defansımız olsa yetenekli ve öğrenmeye açık olsa. Bu efsane defanslarımızın bir şeyler öğretebileceği. Geldi ve öğreniyor. 2 ay önce Martin Laursen, Coloccini olmasından korktuğumuz, heyecanlı Silva çok yol katetti. Eski maçlarını izleyin. Ofsayt taktiğini bilmezdi. Adam adama markaja girişir, birinin peşine takılır giderdi. Şimdi izliyor ve yerinde müdahele ediyor. Top tutuyor, pas atıyor. İleri çıkıyor, geniş alanlarda orta ve şut atıyor. Şimdilik raya oturdu. Umut veriyor.

 Silva’yı, İtalyan defans mantığını, savunma sorumluluğunu ve liderliği anlamak içinse Abate’yi izleriz. Toyluğu veya hatalarını eleştirmek değil mesele. Hücumda harika top tutan, direk kaleyi gören adam beke çekildiğinde nasıl değişti. Kademe hataları ile başladı, ofsayt bozarak devam etti, markaj eksikliği göze çarptı ve geride ayağına gelen her topu şişirmesiyle dikkat çekti. Açın pencerenizi, genişletin açıyı. Bu gencin aldığı sorumluluğu ne kadar iyi niyetli yerine getirmek istediğini görün. Fark edeceğiniz bir noktada bu ligde defans olmanın ne kadar büyük sorumluluk istediği olacaktır. Ayağında 5 sn fazla top tutman risk. 1 adım ileride, 1 adım geride olman risk. Abate kısa dönemde çok yol katetti.

Paraftan biraz uzun anlatım oldu. Filmi değil kriterleri anlatmaya özen gösterdim. Milan’ı tanımak isteyen herkesin bu tarz kriterleri Milan’ın üstüne yerleştirebilmesinin daha olumlu olacağını düşündüm.

Bu yazıyı yazarken Novara maçıda oynandı. Novara gayet güzel bir takım. Eklemeden geçmeyelim, Andrea De Vito isimli genç sol bekimiz geleceği parlak bir hücum bek...

Yorumlar (4)Add Comment
...
yazar 1899, Ocak 14, 2010
“Defansı refleks olarak yapıyor. Çok basit.” Yolda yürürken eşiyle ofsayt çizgisi tutabilir. Ambro ile bar çıkışı takılsalar istem dışı markaj yapabilir. Defans onun hayat tarzı işte.

Çok doğru bir tanımlama, işini zorla değil, doğal olarak yapıyor sandro nesta. alanının en iyisi o yüzden.
...
yazar Taner, Ocak 15, 2010
Son zamanlarda okuduğum en güzel analiz. Bu yazı bir çok kişiye ulaşmalı...

Teşekkürler Erk...
...
yazar Salvo, Ocak 15, 2010
Bir redaktör olarak izinden gitmek benim için doğru ve zevkli bir yol olacak Erk Abi.Eline sağlık.
...
yazar Erk, Ocak 17, 2010
Herkese teşekkür ederim.

Yorum yaz
daha küçük | daha büyük

security code
Lütfen görüntülenen karakterleri yazınız


busy