|
Merhabalar sevgili okurlar,
Kiradaki Milanistalar dosyamıza ilerleyen haftalarda devam edeceğiz. Ancak bu haftanın gündemi biraz sıcak, değinmeden olmaz... Inter yenilgisi çokça konuşuldu yazıldı çizildi, sanırım Coppa Italia'daki Udinese mağlubiyetine değinmemiz gerekli bu aşamada. Çünkü yedek kulübemizin durumunu görebilmemiz için bu gerekli.
Konumuza başlamadan önce angarya ne demek bunu açmak gerekiyor. Sözlükte 3 anlamı bulunduğu yazıyor angaryanın...
1)Zorla ve karşılıksız görülen iş
2)Bir geminin yola çıkmasına engel olma
3)Baştan savma yapılan iş
Bu tanımlara bakınca Coppa Italia'nın bir çok büyük kulüp için olduğu gibi camiamız için de bir angarya olduğu ve kelimenin hakkını tam olarak verdiğini görüyoruz. Şimdi bu tanımları tek tek ele alalım.
Zorla ve karşılıksız görülen iş:
Aslına bakarsanız federasyon veya lig kupası adı altında organize edilen, çoğu kez sponsorlarla ayakta durmaya çalışan bu kupa son yıllarda büyük kulüpler için yoğun maç takvimlerinin arasında ortaya çıkan bir pürüzden farksızdı. Sezon ortası, ligin başı ve sonu karışmış, beklentiler artmış, Avrupa maçları devreye girmiş, tam bu esnada haydi Coppa Italia... Kazanana ne veriliyor? Formaya bir arma, müzeye bir kupa, prestij... Başka? Altsıradaki takımlar için bir de UEFA Avrupa Ligi havucu... Peki kafadan Şampiyonlar Ligi'ne katılmayı hedefleyen, ya da zaten garantilemiş olan ekipler için ne anlama geliyor tüm bu bonuslar? Çam sakızı çoban armağanı... Bu mantıkla çıkılan maçlara ancak zorla çıkılır ve bir karşılığı da yoktur. Yani karşılıksız görülür bu iş. Peki kimler çıktı Udinese çeyrek final maçımıza ve zorla iş gördü? 10 aydır sahada olmayan ve koltuğu Dida'ya kaptırmış Abbiati, Novara maçında bir devre oynayan ama bir kaç yıldır sahalarda görmediğimiz Bonera, performansından ötürü maçları vip tribünden izlemeyi alışkanlık haline getirmiş Kaladze, geldi geleli ha bugün, ha yarın, ha şimdi dedirten ama takıma ve lige olan uyumsuzluğu gözlerindeki endişeli donuk bakışlardan anlaşılan Klaas Jan Huntelaar, omuzundaki sakatlıkla sezonun ilk yarısında hiç forma giyememiş Reggina günlerini arayan Davide Di Gennaro, yine uzun süreli bir sakatlıktan dönen bu senenin vasat isimlerinden Zambrotta. Ayrıca Gattuso ve Inzaghi gibi iki ağabey... Flamini de monte edilmiş bu cümbüşe sahaya sürülmüş. Zorla ve karşılıksız görülen iş demiştik... Ama bu cümbüş kadro aynı zamanda ikinci tanımada cuk oturuyor...
Bir geminin yola çıkmasına engel olma:
Bahsettiğimiz kadro gemiyi doldurmuş ama gemi öyle bir ağırlık yapmış ki, bir türlü yola çıkamıyor. Çırpınıyor çırpınıyor, yok, banamısın demiyor... Bonera-Kaladze ikilisi adam paylaşımında ve savunma güvenliğinde zavallıları oynuyor. Sanırsınız Serie B'de facia durumda olan Salernitana savunma oyuncuları... Bonera hiçbir zaman gerçek bir stoper olamamış bir isim. Kaladze ise Chelsea'ye satılacakken vakti zamanında 1-1.5 yıllık gösterdiği olumlu performans ile Ancelotti kontenjanı ile takımda kalmış biri. Hala o 1.5 yıllın dönemin rantını yemeye çalışıyor ama böylesi dikkatsiz ve savruk oynayan bir isme değil Serie A'da, Bank Asya 1.Lig'de tahammül etmez hiç bir takım. Inter maçında başını vuran Antonini de travma ağır sonuçlar yaratmışa benziyor. Maç boyunca olumlu birşey yapmadığı gibi gidip Gökhan Inler'in golü öncesinde topu servis etmesi tahammül edilir gibi değildi. Yok diyor bizim savunmacılar bu geminin yola çıkmasına biz engel olacağız. Peki ortasaha? Yani popüler tanımlama ile 2.bölgemiz? Birinci bölgeyle yarışır ben daha kötüyüm klasmanında. Gattuso'nun amacı nedir anlamış değilim. Tamam sakatlığın vardı geçti, sözleşmesi uzatıldı, dönem dönem çıkıp "güzel İngiltere, canım İskoçya" deme kredisi de var, eh mübarek çık da bir zahmet oyna. Bırak ofansif işler yapma sen, Pirloluk beklemiyoruz senden, rakibin ortada oyununu boz, az buçuk isabetli pas yap, rakibe bas tamam. Seni sen yapan özellikler bunlar. Unuttum artık o işleri deme sakın... Aç 2003-2006 arası Gattuso maçlarını videolarını izle bak neler neler var oralarda... Bu kadar yabancılaşma kendine... Gelelim Davide Di Gennaro'ya. Reggina'dan geri çağrıldığında çok inanmıştık sana. Şanssız sakatlık da yaşadın. Ama bu tip maçlarda çıkıp kendini aşmadıktan, Leonardo'nun kafasına soru işaretleri atmadıktan, Seedorf'a kramponların artık pahalı olduğunu göstermedikten sonra senin ne işin var bu camiada derler adama? Bunu layıki ile yapan bir Yoann Gourcuff kalamamışken buralarda neyine güveniyorsun be adam? demezler mi sana... Di Gennaro AC Milan günlerini kafasında bitirmiş, oyunundan ikinci yarı yerini Pirlo'ya bırakmasından bunu net olarak anlamış bulunuyoruz. Di Gennaro'nun fizik yapısı aslında Borriello tarzında, atletik ve uzun bir isim. Forvet olarak oynatılması daha etkili olabilir, ama orada da kontenjan yok... Livorno'ya giderse biraz olsun rahatlayabilir, bunalımını atabilir Di Gennaro. Huntelaar'ın bitmek bilmez adaptasyon sorunları ve Inzaghi'nin "neden beni sokmadınız derbyde?" dermişçesine gününde olmamasını eklersek karşımıza ancak baştan savma yapılan bir iş çıkıyor...
Baştan savma yapılan iş:
Marek Jankulovski'nin uzaktan şutu, Flamini'nin uzaktan yoklaması haricinde elle tutulur birşey yok Udinese maçında. Bu iki ismi özellikle yukarıda almadım. Eksikleri olmakla birlikte oyunlarının ve hırslarının daha iyi niyetli ve önü açık olduğunu düşünüyorum. Özellikle Flamini'nin... Barcelona'nın istemiş olması da biraz motivasyon olsun kendisine. "Ben zaten dünyanın en büyük kulübünde oynuyorum" tarzı bir açıklama çok yakışır bu olay üzerine. Der ya da demez ama Flamini iyi bir Milanlı ve İtalya'yı çok seviyor. İhtiyacı olan şey devamlı mevkisi değişmeden devamlılık... Baştan savma yapılan iş ve bitse de gitsek düşüncesiyle bir Coppa Italia macerası daha tarihte yerini aldı maçın sonunda.
Çözüm:
Çözüm aslında bellidir. Madem ki bu kupa bir yük herkes için, o zaman yaza alacaksınız bu kupayı. Öyle 100 tane takımla da başlatmayacaksınız. Serie B ve Serie A takımları klasmandaki konumlarına göre tek maç üzerinden karşılaşacaklar, 15 günde bitecek maçlar da. Tercihen takımların tam hazırlık dönemine yani Temmuz 15'e denk getireceksiniz. Tercihen BAE, ABD gibi futbola aç ve açık pazarlarda bunu yapacaksınız, büyük sponsorlar da olacak, hem kulüpler kazanacak, hem de sene ortası takvimi şişirilmeyecek...
Herkese iyi haftalar dilerim...
 |